Sulukule Yıkımları Başladı

Az önce Pelin'den geldi.

http://sulukulegunlugu.blogspot.com/2008/08/ykm.html

Birinin evine bomba atılmasıyla, birinin evini bu şekilde yıkmak arasında bir fark yok.
İzinsiz dikilen gökdelenler sapasağlam nasıl ayakta kalabiliyor diye soruyor ve Berbat hissediyorum.

Bir Adres

Taşınıyor musun Elmas?

Yok hayır. Ben daha çok, yerleşiyorum.

----

Bir bankada kendimi tutamayıp bağırmışlığım var:

"Peki ben bir yerde oturmuyorsam ya evim yoksa... Banka hesabım olamayacak mı? "

Hesap açtırmak için ya bir ikametkah ya da bir su-elektirik faturası görmek istiyorlar. Ben de dedim ki bankaci kadina," Yok! Benim ikamet ettiğim bir yer yok! ". İnsanlar bana baktı kaldı, etrafımdakilerin benim kim? olduğum hakkındaki akıl yürütmelerini gözlerinden okudum. O gün üzerimde ekoseli bir palto, sıradan bir pantolon ve siyah deri topuksuz çizmeler vardı. Saçlarım giysilerim temizdi, uyku sorunum olduğu için muhakkak dinlenmiş bir yüz göremediler. Evim yok diye sesini yükselten bu kız evsizlere, sokakta uyuyanlara benzemiyordu. Herkesin bir evi vardı, bu kızın niye yoktu??! Hem yok gibi de değildi.

Bankadaki görevlinin cevabı da ilginçti. Ayak üzeri Case study misali.

"Ben bir araştırayım bu konuyu? Daha önce hiç rastlamadım, üzgünüm."

Malmö'den Stokholm'e gideceğim sırada Luca'nın yardımıyla tren bileti alışımı hatırlarım. Luca'nın, durup durup "discrimination!" deyişini...Nakit para ile çalışan bilet gişesi kapanmıştı, tek çalışan banka kartı geçerli bir otomattı. Benim kartım ise yurtdışında geçersizdi.
Yalan dünya.

---

Adres yok ama ev bol tabi, kollayan, desteğini esirgemeyen de çok, sağolsunlar. İzmir'de var tabi ev, "benim" değil daha çok Anne-Baba evi benim icin, ziyarete gittiğim bir odası bana tahsis edilmiş ev hatta annem ve babam Karaburun'a taşınınca bir dönem benim yalnız yaşadığım bir ev olsa bile. Ordan çoktan ayrıldım kafam bedenim hepimiz göçtük ama hiçbiryere de ev demedim galiba ondan sonra. Seyahat ettim, aralarda istanbulda çok sevgili arkadaşlarda mülteci oldum. Ama adres yok yine. Hayır herhangi bir adres kulllanamayacağımdan değil benim nerede olacağımın belirsizliğinden de işler hep karıştı.

İşte tüm bunlar benim de bir ev kiralamamla az önce sona erdi. Hiçbirzaman tek bir posta almasamda bir kağıda adresimi yazabiliyor olmak bana nasıl keyif verdi anlatamam.

Meselem biraz da Virginia Woolf hesabı, Kendine Ait Bir Oda.
Biraz da "A Gypsy had a House" Taraf de Haidouks şarkısı.

Kopenhag'da işlerin yoluna girdiğini farkettim, çalışabiliyordum, okuyabiliyordum bir huzur hali duydum. Yok bu memleket temiz düzgün onun huzuru değildi bu, bu bir evdi, yemeğe içmeye kahveye davet ettiğin birkaç eş dost, uydurma meşguliyet için alan, sanatçı işi bu ya hep meşgulsun... Ev bu meşguliyetlerin kalesi. İşte orada tahlilim bu oldu. Kopenhag'da olmam gerekirken zamansız yerleşme girişimim bundandır.

----

Evi çevreyi tanımaya çalışıyorum. Yeni bir lisan öğreniyor gibiyim. Karakter sahibi odaları olan ahşap eski istanbul evi, cumbası ve sera balkonu var, güzel bir ev.

Yerdeki güzelim ahşaplar üzerine serilmiş korkunç muşambaları söktüm, cumbadan aşağıya keyifle attım, boya yaptım, temizledim. Sanki açılışa yetiştireceğim bir iş gibi planlar araştırmalar hesaplar düşünmeler.
Şerit metre, yıldız tornavida, temiz yastıklar...

Üs katta hiç büyüyememiş işsiz gangsta gençler yaşıyor, alt katta da Daniel var arada flüt çalıyor 10 yaşlarında bir kara çocuk annesi ve rahip babası, alttaki diğer dairede ise sürekli seyahat eden ve yılda birkaç kez evine uğrayan yanlız bir adam varmış rivayete göre ben hiç görmedim emlakçı söyledi.

Sıcak da eşlikçi.

----

Ev sen dolaşsan da kitaplarının durduğu yer. Dışarıdan heryerden sevdiğin şeyleri karınca gibi taşıyıp koyduğun yer.
Ama en doğrusu galiba Adnan'ın söylediği:

"İnternet neresi ev orası"

Çağdaş belediyecilik II

Hiç cevap almadım.
Sıfır.
Bilgi edinme hakkım var ama bu bilgi gelmiyor bir türlü...

Hatırlatma. Buca Belediyesi 40 metre yüksekliğinde bir Atatürk heykeli projesi üzerine çalışıyor.

http://elmasdeniz.blogspot.com/2007/12/ada-belediyecilik.html

Aralık 2007 de yazmıştım bu yazıyı ve beldiyeye bilgi edinme hakkımı kullanıp bir maili attim. Halkın fikrini almaya yönelik bir çalışma yapıldı mı? Diye sormuştum cevap gelmedi ben de kontrol ettim.

Evet bir anket yapıyorlar.Hemen katıldım.

Mehmet blogunda yer verdi. Aynı yönetim tarafından, evlerinden atılmak istenen insanlarla ilgili. 2008/07/30 tarihli.

"Buca Kuruçeşme Mahallesi'nde Buca Belediyesi tarafından 60 ev için alınan yıkım kararına karşı bir kez daha eylem yapan mahalle halkı, yıkımların durdurulmasını istedi."

Dönelim heykel projesine...

"DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOK
Atatürk Rölyefi, birçok açıdan dünyanın en büyük heykel çalışmaları arasındadır. Genel sıralamada Brezilya'nın 32 metre yüksekliğindeki ünlü Reedemer Heykeli'nin (İsa Heykeli) önüne geçerek Dünya'nın en yüksek on heykeli arasına girecektir."

Atatürk Rölyefi Anketi

Sayın Bucalılar, Çaldıran Mahallesi taş ocakları mevkiinde yapılmakta olan Atatürk Rölyefi üzerine kabartma desen Atatürk'ün temel görüş ve düşüncelerini anlatan kısa bir özdeyiş yazılacaktır. Bu özdeyişin siz sayın Bucalıların görüş ve önerileri doğrultusunda belirlenmesini arzu etmekteyiz. Bu nedenle aşağıdaki anketi doldurarak görüş ve önerilerinizi iletmenizi rica ederiz.

1 Aşağıdaki Özdeyişlerden Herhangibirini Seçiniz
YENİ İLİM VE İKTİSAT ZAFERLERİNE HAZIRLANALIM.
YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ.
EN GERÇEK YOL GÖSTERİCİ BİLİMDİR, FENDİR.
EGEMENLİK VERİLMEZ, ALINIR.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
TÜRK! ÖĞÜN,ÇALIŞ,GÜVEN.
HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR.
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.

2 ÖNERİNİZ

" KENTSEL DÖNÜŞÜM ADI ALTINDA İNSANLARI EVLERİNDEN ATMAK, İNSANLIK DIŞIDIR"

dedim ve gonderdim.

Sulukuledeki Çocuklar İçin Destek Çağrısı

Sulukule'deki 'yenileme projesi'ne karşı çıkan sivil bir inisiyatif olan İstanbul Sulukule Platformu, mahallede açtıkları sosyal yardım ve dayanışma merkezi ile minik Sulukuleliler için çalışma çağrısında bulunuyor.

Bir çocuk atölyesi olarak çalışmaya başlayan merkezin sabahları yetişkinlere kapısını açması da planlanmış. Merkez, kamuoyundaki gönüllülerden, haftada bir gün olmak üzere hukuk ve iş danışmanlığı, psikolojik destek ve sağlık kontrolü gibi alanlarda işbirliği de bekliyor. Merkez ayrıca, akşamüstleri öğrencilere yönelik çeşitli etüt çalışmaları ile mahalle sakini kadınlar için ücretsiz okur yazarlık kursu açmayı da planlıyor. Bu arada merkezdeki tüm çalışmaların, Sulukule Mahallesi'ndeki yasal dernek üzerinden yürütüldüğünü belirtelim. Ancak şu aşamada, merkezin bir de acil ihtiyaç listesi bulunuyor. Bu listede aranan malzemeler, kuru kalem boya ve muhtelif kırtasiye malzemeleri ile nitelikli çocuk kitaplarının yanı sıra uzun vadede kullanılabilecek telefon cihazı, faks cihazı ve bilgisayar ile projektör gibi malzemeleri de kapsıyor. Merkez, her türlü sosyal ve profesyonel katkının yanı sıra, maddi yardımları da kabul ediyor.

Bilgi: Doç. Dr. Murat Cemal Yalçıntan / MSGSÜ Tel: (0533) 726 55 10

Search This Blog